Vücudunuz Ramazan’a Hazır Mı?


Ramazana sayılı günler kaldı. Uzun açlık ve susuzluk süresi yaz sıcağının da eklenmesiyle metabolizmanın işleyişini değiştireceği için, Ramazan öncesi bünyemizi bu sürece hazırlamak çok daha fazla önem taşıyor. Peki vücudumuzu Ramazana nasıl hazırlamalıyız? Kocaeli Devlet Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Zeynep Şentürk vücudun Ramazan ayı gelmeden önce oruç tutmaya hazırlanması gerektiğini, aksi halde çok ciddi sağlık sorunlarının yaşanabileceğini belirterek şu uyarılarda bulundu.

“Yanlış Beslenmeyin”

 “Ramazan ayının gelmesiyle alıştığımız yeme düzeninde değişiklikler olur. Öğün sıklığı azalırken, yenen miktarda artış meydana gelmektedir. Yaklaşık 17–18 saat boyunca dinlendirdiğimiz sindirim sistemimizde ve metabolizmamızda değişiklikler oluşmaktadır. Yanlış beslenme ile de sağlığımızı riske atabiliriz. Hızlı ve aşırı beslenme mide krampları, halsizlik, tansiyon yükselmesine, kan şekerinde hızlı artışa neden olabilir.”

“Porsiyonları Küçültün”

''Ramazana girmeden yapacağımız en önemli bir diğer hazırlık ise porsiyonlarımızı küçültmek. Ramazanda kurulan büyük sofralarda kendimizi kaybetmemek için şimdiden porsiyonlarımızı iyi ayarlamalıyız. Yeterli ve dengeli beslenebilmek için bütün besin gruplarından az miktarda tabağımıza almalıyız”

“Su tüketiminizi artırın”

“Sıcak yaz günlerine rastlayan ramazan ayına hazırlıkta ilk olarak sıvı tüketimimizi artırmalıyız. Günde en az 10 – 12 bardak su içerek vücudun ter ve idarla kaybettiği sıvıyı yerine koymalıyız. Vücudun suya olan ihtiyacının artığı bu günlerde susamayı beklemeden su içmeye özen göstermeli, ramazan ayını daha zinde bir metabolizma ile karşılamalıyız".

“Tatlı Yerken Aşırıya Kaçmayın”

"Uzun süreli açlık sonrası tüketeceğimiz tatlılar kan şekerimizde hızlı oynamalara sebep olacağı için şimdiden tatlı tüketiminde aşırıya kaçmamaya dikkat etmeliyiz. Tatlı ihtiyacımızı taze ve kuru meyve gibi doğal yollarla karşılamalıyız. Ramazan öncesinde, ramazanda ve sonrasında tüketmememiz gereken asitli içecekleri, hazır meyve sularını ve kalorisi yüksek sıvı içecekleri hayatımızdan şimdi çıkartmalıyız”.

“Sahura Mutlaka Kalkın”

“Sahura zamanında kalkmalı ve mutlaka iftar yapılmalı. Özellikle sahur çok önemli. Günlük meyve tüketimimiz 3-4 porsiyon olmalı. Gündüz oruçlu olunduğu için su içemeyenler bu durumu en azından yatana kadar 1 buçuk 2 litre su içerek telafi etmelidir”

“Diş Sağlığına Dikkat”

Oruçluyken tükürük salgılaması azaldığı için diş çürümelerinde artış meydana gelebilir. Ramazan ayından önce diş bakımı yaptırılması çok önemlidir. Ağız ve diş sağlığı için periyodik olarak diş hekimine görünmek önemli ancak bu kontrollerin özellikle oruç ayı öncesinde yapılması çok daha önemlidir”.

“Doktora Danışmadan Oruç Tutmayın”

“Oruç tutmak isteyen kalp damar hastaları, diyabet hastaları, hamileler, kanser tedavisi görenler mutlaka doktoruna danışmalı. İyi bir protein kaynağı olan peynir mutlaka yenmeli. Domates, salatalık, yeşillik bunları da bol bol tüketilmelidir. Özellikle et grubuna dikkat etmemiz lazım. Çünkü gece sahurda sucuklu, salamlı omletler, tereyağlı yumurtalar yediğimizde gün içinde bizi çok susatacaktır”

“Ramazanda Spor Yapanlar”

“İftarda vücudunuza bir anda besin yüklemesi yapmayınız. İftarı 2 öğüne bölün ve sahura kadar da 2 ara öğün gerçekleştirin bu yavaşlayan metabolizmanıza yardımcı olacaktır. Mutlaka sahura kalkılmalı; sahurda peynir, yumurta, yoğurt gibi hafif besinler tüketilmeli. Kan şekerini hızla yükselten besinler yerine posa miktarı fazla olan besinler (kepekli ekmek, çok tahıllı ekmek, çavdar ekmeği, kepekli makarna, kepekli pirinç gibi), sebze, meyve, kuru baklagiller, ceviz, fındık ve badem tercih edilmeli.”

Yorumlar


Yorum bulunamadı.

© Kocaeli Devlet Hastanesi 2017